15 Şubat 2011 Salı

Yaşam Çelişkisi

Bir dönem televizyonlarda yardım programları furyası vardı. Neredeyse her kanalda görürdük. Ben de izlediğim bir filmin reklam arasında zap yaparken rastladım bu tarz bir programa ve nedense takılı kaldım. Ekranda eli yüzü kir-pas içinde, saçlarının asıl renginin kirden dolayı ne olduğu anlayamadığınız bir tona sahip, yaklaşık 3-4 yaşlarında bir kız çocuğu vardı. Aslında bir çoğumuz yolda hiç tanımadığımız bir çocuk gördüğümüzde bile hemen sevgi sözcükleri durumuna geçeriz hatta anne ve babalar bu durumdan hoşlanmasalar bile bazılarımız dokunarak mıncıklamaya çalışır. Ama bu tarz çocukları gördüğümüzde acımaktan başka bir duygu hissetmeyiz. Ne acı aslında. Sonuçta o da bir çocuk. Biz bile onları çocuk olarak görmüyoruz belki de bir an gözümüzde büyük insan gibi şekillendiriyoruz. Hallerine üzüldüğümüzden herhalde…
Muhabir ve ekibi de, yardım öncesi ön araştırma yapmak için söz konusu ailenin evindeydi. Evin bilmem kaçıncı çocuğu olan bu kız çocuğu arasında geçen dialog dün gibi aklımda:
Muhabir: ‘Söyle bakalım sen bizden ne istiyorsun?’
Normalde o yaştaki bir çocuğun ne isteyebileceğini tahmin edersiniz. Ya bir oyuncak, ya şeker ya da çikolata, bunlar da değilse çocukça ve eğlenceli bir şeyler ister. Ama bu kız çocuğunun istediği şey hiç de çocukça değildi. Ne istediğini yüz bin kez tahmin etme hakkınız da olsa asla tahmin edemezsiniz. Çocuk utangaç, başı önce cevap verdi:
‘don’
Muhabir önce anlamadı ya da acaba yanlış mı duydum diyerek tekrar sordu. Ama çocuk aynı yanıtı verdi.
‘DON isterim’
Önce yüzümde bir tebessüm hissettim ama giderek hüzne dönüştü bu durum…
Enfes yemekler, güzel oyuncaklar, süt, şeker, çikolata…. Artık bunlar o çocuğun ne kadar da hiç hayallerinden bile geçmediyse, ağzından sürekli don isterim cümlesi döküldü. Onun için öncelikli olan buydu.  
Yaşamın bir tarafında hiç süt içmemiş çocuklar, diğer tarafında da onu almış küvetini doldurmuş insanlar…Altında bir don’u bile olmayan çocuklar ya da bir don parçası bile olamayacak insanlar var bu dünyada…
Düşündüm de birden, o kız çocuğunun ismine şiirler yazılmayacak, şımarmaya bile hakkı yok belki de. Küçük kız! En iyisi sen bir an önce büyümene bak…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder