Hayatta en çok çocukların gözlerini sevdim;
İçimde huzurun mutluluğunu yaşattığı için.
Hayatta en çok dinmeyecek sanılan fırtınaları sevdim;
Yaşamın her döneminde, mücadele etmem gerektiğini öğrettiği için.
Hayatta en çok fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusunu sevdim;
Hissedebilme duyumun, bugün de yanımda olduğunu bana hatırlattığı için.
Hayatta en çok insanların sorunlarını dinlemeyi sevdim;
Yaşamın gerçeklerini görüp, daha olgun insan olacaklarını bildiğim için.
Hayatta en çok başarısızlıkları sevdim;
Başarıya giden yolu gösterdikleri için.
Hayatta en çok gündüzleri değil de geceleri sevdim;
Bütün günümü nasıl geçirdiğimi değerlendirme fırsatı verdiği için.
Hayatta en çok duyulan eksiklikleri sevdim;
Her şeye sahip olmanın, insanı ne kadar mutsuz ettiğini bildiğim için.
Hayatta en çok arkadaşlarımla geçirdiğim zamanları sevdim;
İçten bir sohbetin,tüm ağrılara iyi geldiğini bildiğim için.
Hayatta en çok sevdiklerimin ellerini tutmayı sevdim;
Avucumun içine bıraktığım yüreğime dokundukları için.
Hayatta en çok sabahın erken saatlerinde çalan çalar saatimin sesini sevdim;
Bana bugün de yaşama şansı verildiğini gördüğüm için.
Hayatta en çok sevmekten ve sevilmekten korkmayan insanları sevdim;
Sevme ve sevilmenin yapaylıktan değil, doğallıktan geldiğini bildikleri için.
Hayatta en çok buzlu yollarda yürümeyi sevdim;
Yaşamda da atılan yanlış bir adımın,insana ne kadar acı vereceğini hatırlattığı için.
Hayatta en çok uzaklıkları sevdim;
Özlemlerin duyguları pekiştirdiğini bildiğim için.
Hayatta en çok yaşamın renklerini sevdim;
Yaşanılan tüm duyguları tablolara döktüğü için.
Hayatta en çok sonu hüsranla da bitse yaşam deneyimlerini sevdim;
Bundan böyle saatimi doğru kararlara kurmamda yönlendirici olacağına inandığım için.
Hayatta en çok bir şeylere inanmanın mutluluğunu sevdim;
Kendimi iyi hissetmediğimde, yanımda olacak insanların varlığını bildiğim için.
Hayatta en çok her ne olursa olsun bir şeyin bittiği için üzülmek yerine yaşandığı için sevinmeyi sevdim;
Üzüntülere liman olursak,mutluluğun başka yerlere demir atacağını bildiğim için.
Böylelikle içten ve sevgiyle atılan her adımın, yaşamımızın her anında olması gerektiğini ve bunun da insan olmanın verdiği ayrıcalıkla yapılması durumunda, mutlulukla selamlaşmanın kaçınılmaz olduğunu öğrendim. Unutmayın ki yaşam denilen şey, ,içinizden gelendir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder