Bir zamanlar yani çok küçük yaşlarımda peçete koleksiyonum vardı. Nedense bu, o dönemde oturduğumuz semt çocuklarında çok modaydı. Renk renk, desen desen hepsi birbirinden güzeldi ve ben her gün onları birer birer sıraya dizmekten müthiş bir zevk alırdım. Bütün sıkıntılarımı alırdı. En hoşumuza gidense, apartman merdivenlerine oturup, arkadaşlarımla birbirimize peçetelerimizi göstermekti. Şimdi nedense çok komik geliyor. Ama o dönemde biz bundan çok mutluyduk. Dünyamız farklıydı ve biz o dünya içinde çok eğlenirdik. Şimdi ise peçeteleri göz yaşlarımızı silmek için kullanıyoruz sadece.
Zaman ne kadar da değişmiş diye düşünmekten alamadım kendimi. Şimdiki çocuklara bakıyorum da, uğraşları ve onları mutlu eden şeyler ne kadar da farklı. Aslında bu iyi mi bilmiyorum… bizler sokakta üstümüz başımız toz-kir içinde ama çok mutlu çocuklardık. Beklentilerimiz de öyle ayakları yerden kesen türden de değildi. Ufacık mutluluklar bize haftalarca yeterdi. Ama şimdilerde çocuklar, odalarında yalnız, mutsuz ve tek arkadaşları bilgisayar olan birer insan olarak sanki sadece nefes alan canlılar gibi geliyor bana. Konuştukları konular, beklentileri ve hayalleri de bizlerden çok farklı. Tabi dünya değişiyor, teknoloji çağı denen şeyden dolayı, ufacık çocuklar bile bu çağın önünden gidiyor. Ama benim tek önemsediğim, onların masumluğuna hiç dokunulmasın. Çocuk, çocuk olarak kalsın…
bana çocukluğumu geri verin, büyüklük sizde kalsın...
YanıtlaSilgeçenlerde rastladım bu söze çok hoşuma gitti ne doğru